Aykut Kocaman’ın hedefleri

Önce jimnastik yaptınız. Vücudunuz elbet her tür spor branşı için hazır bir form aldı.
Sonra futbol oynamaya başladınız. Yıllarca Fenerbahçe’de ve Milli Takım’da oynadınız.
Türkiye’de bir futbolcunun gelebileceği en üst mertebelere geldiniz.
Futbolu bırakıp,tutkunuzun arkasından koşmaya devam ederek Teknik Direktör oldunuz. İstanbulspor, Konyaspor, Ankaraspor gibi takımları çalıştırdıktan sonra Fenerbahçe size transfer teklif etti. Sportif Direktör olarak sizi bünyesine katmak istedi. Bu sayede emrinizde bir sene Christoph Daum gibi Türkiye’de futbol dengelerini çok iyi bilen biri çalıştı.
Ertesi sene Herr Daum gitti, Teknik Direktör olarak sahaya indiniz.
İlk iki sezonunuzda bir Türkiye Şampiyonluğu, bir ikincilik bir de Türkiye Kupası kazandınız.
Üçüncü sezonunuzun başında takımın hedeflerinden en mühimi olan Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkını elde edemediniz. Avrupa Ligi’ne katılabildiniz. Her daim elinizde sınırsıza yakın harcama yetkisi var.
Size sormak isterim:
Yukarıdaki tarife uygun kişi kendiniz olduğunu tasavvur edin birkaç dakika.
Hedefleriniz neler olurdu?
Tabii ki Avrupa’da takımınız ile gidebileceğiniz en yüksek seviyeye çıkmak isterdiniz.
Bu yukarıda yapılan tarifi taşıyan bir profili Fenerbahçe bünyesinde bulmuştur.
Aykut Kocaman; yukarıdaki profili taşımanın yanı sıra, Alex de Souza, Meireles, Sow, Krasic, Stoch, Kuyt, Topal gibi isimler sayesinde her yarıştığı kulvarda ona alternatifler sunan kadrosuyu da kurmuştur.
Tüm bunları gözden geçirdiğimizde “Kocaman’ın hedefleri küçük” olması gibi bir tartışma anlamlı olabilir mi?

20120921-102845.jpg

Türk Lokumu mu derler?

Avrupa kupalarında son senelerdeki istikrarsız çizgimizi sürdürüyoruz.
Maalesef, Bursaspor ve Trabzonspor’un elenmelerinden sonra sadece iki takım ile devam edebiliyoruz. Evvelsi akşam Galatasaray’ın ve dün de Fenerbahçe’nin rakipleri belli oldu.İki gündür anaakım spor basını veya bir başka tabirle QTM(quality Turkish media), bu kuralar hakkında her zaman olduğu gibi derin!!! analizler yapmak ile meşgul. Bunlara Fenerbahçe kanadından gelen “hedef UEFA’da final” gibi talihsiz popülist demeçleri de eklemek mümkün. Ünal Aysal’ın daha gerçekçi bakış açısını bir kenara not ettik. Kura için yorumunu sorduklarında, hiç değilse: “Bu konuya tabii ki taraflı yaklaşırım, biz grubu lider bitiririz,bu soruyu başka bilen yorumculara sorun lutfen” diye yanıtladı. Gruplarımızda en alt torbadan gelen takımlar dahil, tüm rakiplerimizin temsilcilerimize ne derece zorlu altışar maç yaşatacaklarına hep beraber tanık olacağız. Ancak futbol basınımız, Videoton’dan ders almamış veya Avrupa maclarında mazimiz her grubu lider bitiren takımlarımızdan geçilmiyormuş edasında rakiplere tepeden bakmaya devam ediyor. Üstelik UEFA ülke puanlamasında Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile çekişir duruma gelmiş noktada bir ülkenin futbol basını bu üslubun sahibi…Bir milyar dolara varan futbol sektöründen dem vuran yayıncı kuruluşun Avrupa’da onikinciliğe kadar gerilemiş olmamızı ne kadar önemsediğine emin değilim. Bundan daha şok edici olanı, şayet Fenerbahçe rakibi AEL Limassol karşısında gerekli puanları alamazsa Guney Kıbrıs’a da geçilebileceğiz, ve 2014-2015 sezonunda Lig Şampiyonumuz Şampiyonlar Ligi’ne katılabilmek için artık ön eleme oynaması gerekecek. Tüm bunların ışığında burası hala “Süper” bir Lig diye adlandırılmasın artık. Yeni bir isim önermek taraftarlara düşebilir. Çarşı belki yaratacılığını kullanabilir mi?
Temsilcilerimizin çektiği kuraları sizlere sormak istiyoruz. Bu kuraları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hatırlatmak gerekirse:
Lig Şampiyonumuz Galatasaray Şampiyonlar Ligi’nde yer alıyor.
İngiltere’den Manchester United, Portekiz’den Braga,Romanya’dan Cluj 1907 ile karşılaşacak.
Lig İkincisi Fenerbahçe ise Avrupa Ligi’nde oynayacak.
Fransa’dan Marsilya, Almanya’dan Borussia Moenchengladbach, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nden AEL Limassol takımlarıyla eşleşti.