Türk takımlarının yarın akşam itibarı ile bu sezon kaç takımla Avrupa Kupalarına devam edeceği belli olacak. UEFA Kupası 2. ön eleme turunda, Eskişehirspor’un Olympique de Marseille’e elenmesi ile şimdilik dört takımımız kaldı. Bir evvelki turda oynadığı iyi futbolla beklentileri yükselten Ersun Yanal’ın takımı erken sayılabilecek şekilde elendi. Şayet Batuhan Karadeniz ve Yanal arasındaki kavga takım içinde huzursuzluk yaratmasaydı, acaba formsuz OM karşısında turu geçebilirler miydi sorusu zihnimizde her zaman gidip gelecektir.
Olympique de Marseille Eskişehirspor karşısında başlayan cıkışını Ligue 1’in ilk üç macını kazanarak devam ettirdi. Ama bunun kalıcı bir başarı olmasını beklemiyoruz. Zira Ancelotti’nin PSG ile ilk üç maç aldığı beraberlikler sonrası takıma yeni gelen transferlerin adaptasyon surecini hızlı aşması ile üst üste başarılı neticeler gelecektir.
Eskişehirspor’un elenmesi sonrasında geriye kalan dört temsilcimizden ilki, Avrupa arenasındaki en tecrübeli ve başarılı temsilcimiz olan Galatasaray. Lig şampiyonumuz oldukları için otomatik olarak Eylül ayında müsabakalarına başlayacaklar. En prestijli kupa olan Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde sahne alacaklar.Taraftarlarının bu kupayı ve getirdiği heyecanı ne kadar özledikleri rekor sayıda aldıkları kombine biletlerden anlaşılabiliyor.Transfere ayırdıkları yüksek bütçe, Lütfi Ariboğan’ın CEO olarak atanması, Fatih Terim’in tükenmeyen hırsı ile bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde en azından bir çeyrek final hedefi ile yola çıktıklarını düşünüyorum.
Kaderin cilvesi mi bilinmez, bu sene ilk defa ruh ikizleri ile Şampiyonlar Ligi’nde birlikte oynamanın eşiğine geldiler. Fenerbahçe bu akşam, geçen hafta Moskova’da 2-1 yenildiği maçın rövanşında, Rus temsilcisi Spartak Moskova’yı saf dışı bırakması halinde Avrupa’nin en prestijli futbol arenasına üç sezon sonra geri dönüş yapacak. Alex’in tweetini fırsat bilen medyanın körüklediği Alex de Souza-Aykut Kocaman krizini geçici olarak rafa kaldırmak için iyi bir fırsat olabilir. Öte yanda, Aykut Kocaman’ın teknik alanda yapabilirlikleri hakkında şüphe duyanlara Aykut Hoca kalıcı bir cevap verebilecektir. Olası bir galibiyet sonrası Essien veya Meireles gibi yıldızlardan birisinin transferi de basında yazılıyor. Aziz Yıldırım son Süper Lig maçında, kendine has davranışlarından vazgeçmeyeceğini bir kere daha ispat edercesine, kadın seyircilerin tezahüratına yaptığı “anons darbesi” ile ülke gündemine oturmasını ozleyen hayranlarını kırmamış oldu. “Efsane Başkan” Şampiyonlar Ligi’ne katılmanın üzerine yarın açıklayacağı bomba transfer ile orta sahayı güçlendirecek, Aykut Hoca’ya vereceği “kurumsal!!!” desteği devam ettirecektir.
UEFA kupasında yoluna devam etmesini beklediğimiz temsilcilerimizden Bursaspor, Hollanda’dan Twente ile zor bir deplasman maçını önce kazasız geçmesi gerekiyor. Ertuğrul Sağlam kariyerinde daha once aldığı mağlubiyetlerden çıkardığı dersler ile bu sefer tuzağa düşmeyerek ilk yarı baskılı oynayacak rakibine direnç gösterebilecektir. Bursaspor’un Batalla ve Pinto gibi artık takımın vazgeçilmezleri arasında yer alan oyuncuları bu turu hakkederek geçecekler ve Avrupa Ligi’ne merhaba diyeceklerdir.
Aynı şekilde UEFA Kupası’nda, Avni Aker Stadyumu’nda ilk maçta beklenmedik bir beraberlik alan Trabzonspor da, Videoton karşısında, yarın akşam deplasmanda tur için gereken neticeyi alacaktır. Şenol Güneş ve oyuncuları içinden geçtikleri zor günlerin üstesinden gelebilmek adına kenetlenerek bu sınavı başarı ile verebilecek kapasiteye fazlası ile sahipler. Bunun ilk işaretlerini Elazığspor maçında görebildik. Alanzinho gibi dikine oynayabilen bir oyuncu ile Henrique ikilisi Trabzonspor’un buyuk kozları olacaklardir. Türk futboluna çok önemli katkıları olmuş olan Şenol Hoca’nın, bu sene başında kulüp bünyesinde yaşanan mini-kaosu doğru idare etmesi sayesinde, “öldürmeyen güçlendirir” vari bir şekilde, Trabzonspor’u iyi günlere taşıyacağını bekleyebiliriz.
Tum takımlarımızın rakipleri karşısında galip gelerek ihtiyacimiz olan ülke puanlarını toplamalarını ve bir üst turda kura şanslarının yanlarında olmalarını diliyoruz.
Etiket: Batuhan Karadeniz
Spor Toto Süper bir Lig mi?
Gölcük depremi yıldonümüne denk gelen akşam, Spor Toto Süper Lig tekrar perdelerini açıyor.Deprem sonrası nasıl Gölcük,Yalova,Avcılar aradan geçen bu kadar seneye rağmen yapısal anlamda doğru şekilde yeniden yapılanma stratejilerini hayata geçirmediyse benzer bir tablo Türk Futbolu için de geçerli. Nitekim, 3 Temmuz 2011 olarak futbol literatürüne demir atan süreç, yeniden yapilanma için fırsat mıdır diye bekleyenlerdendik. Sözde futbol ülkesi olan bu ülkeye, altın tepside gelen bu fırsatin tepilmemesi bir penaltıyı gole çevirmekten daha kolay olabilirdi. Ancak işin içine siyaset karışınca, Özel Yetkili Mahkeme devreye girince bir krizi daha fırsata dönüştüremedi futbol ailemiz. Peki bu haliyle bakılınca neresi bunun “Süper” bir Lig diye sormak istemiyor musunuz?
Süper Kupa musabakasının henüz teri kurumadan, PFDK’na sevk edilen nurtopu gibi birer adet Kulüp Başkanı, Teknik Direktör ve Futbolcu sahibi olduk bile. Bu kadar çok kavganın olduğu bir ortamda, ne derece “Süper” bir ortam oluşucak diye beklenir?
Yayıncı kuruluş ise bakiyorum tüm PL maçlarını naklen vermeye devam ediyor. İnsanın aklına ilk gelen sual şu oluyor: acaba “Spor Toto Süper Kavgalı Lig” yerine Premier League için ayrı bir paket satıyor olsalar idi nasıl bir talep oluşurdu? Sezon boyunca ağır çekim oynanan yerli futbola dayanamayıp, birçoklarımız La Liga ve PL maçlarını seyretmeyi tercih etmiyor mu? Ülkemizde hiç bitmeyen bu kördöğüşü nicedir kabak tadı vermedi mi? Taraftarların kimileri, kendi kulüplerinin duruş ve karakter degiştirmesinden son derece rahatsız olduğu için, kendi takımının kazanmasına değil, ezeli rakibinin yenilmesine sevinir hale geldi.
Bardağın dolu tarafına bakacak olursak iyi şeyler de olacaktır. Mesela, Muhammet Demirci, Oğuzhan Özyakup, Mehmet Akgün, Olcay Şahan, Batuhan Karadeniz, Mustafa Pektemek, vb…gibi isimleri ile yakından takip edip sürpriz yapmasını beklediğim takım, Besiktas Jimnastik Kulübu olacak.Hakiki bir yeniden yapılanma için kendi inandıklari bir yola girdiler. Holosko gibi üretken bir oyuncunun yıllık alacağını 2 milyon Euro gibi bir ücretten, 1.1 milyon Euro gibi hatrı sayılır şekilde düşürmeyi becerdiler. Keşke bu güzide kulübümüz Olimpiyatlar’a milli jimnastikçiler göndererek halkımızın gönlünde taht kurmayı da gelecekteki planları arasına almış olsaydı. Yine de bu kulubün Süper Lig’e bir renk katmasını çok heyecanla bekliyor olacağız.Kolej takımı ruhu bizim gönüllerimizde şampiyon olacak olan takımdır.Metin-Ali-Feyyaz güzellemesine her zamandan daha çok ihtiyacı var bu ülke futbolunun.Lütfen birileriniz ruh çağırmayı biliyorsa yardımcı olur musunuz?


