Gölcük depremi yıldonümüne denk gelen akşam, Spor Toto Süper Lig tekrar perdelerini açıyor.Deprem sonrası nasıl Gölcük,Yalova,Avcılar aradan geçen bu kadar seneye rağmen yapısal anlamda doğru şekilde yeniden yapılanma stratejilerini hayata geçirmediyse benzer bir tablo Türk Futbolu için de geçerli. Nitekim, 3 Temmuz 2011 olarak futbol literatürüne demir atan süreç, yeniden yapilanma için fırsat mıdır diye bekleyenlerdendik. Sözde futbol ülkesi olan bu ülkeye, altın tepside gelen bu fırsatin tepilmemesi bir penaltıyı gole çevirmekten daha kolay olabilirdi. Ancak işin içine siyaset karışınca, Özel Yetkili Mahkeme devreye girince bir krizi daha fırsata dönüştüremedi futbol ailemiz. Peki bu haliyle bakılınca neresi bunun “Süper” bir Lig diye sormak istemiyor musunuz?
Süper Kupa musabakasının henüz teri kurumadan, PFDK’na sevk edilen nurtopu gibi birer adet Kulüp Başkanı, Teknik Direktör ve Futbolcu sahibi olduk bile. Bu kadar çok kavganın olduğu bir ortamda, ne derece “Süper” bir ortam oluşucak diye beklenir?
Yayıncı kuruluş ise bakiyorum tüm PL maçlarını naklen vermeye devam ediyor. İnsanın aklına ilk gelen sual şu oluyor: acaba “Spor Toto Süper Kavgalı Lig” yerine Premier League için ayrı bir paket satıyor olsalar idi nasıl bir talep oluşurdu? Sezon boyunca ağır çekim oynanan yerli futbola dayanamayıp, birçoklarımız La Liga ve PL maçlarını seyretmeyi tercih etmiyor mu? Ülkemizde hiç bitmeyen bu kördöğüşü nicedir kabak tadı vermedi mi? Taraftarların kimileri, kendi kulüplerinin duruş ve karakter degiştirmesinden son derece rahatsız olduğu için, kendi takımının kazanmasına değil, ezeli rakibinin yenilmesine sevinir hale geldi.
Bardağın dolu tarafına bakacak olursak iyi şeyler de olacaktır. Mesela, Muhammet Demirci, Oğuzhan Özyakup, Mehmet Akgün, Olcay Şahan, Batuhan Karadeniz, Mustafa Pektemek, vb…gibi isimleri ile yakından takip edip sürpriz yapmasını beklediğim takım, Besiktas Jimnastik Kulübu olacak.Hakiki bir yeniden yapılanma için kendi inandıklari bir yola girdiler. Holosko gibi üretken bir oyuncunun yıllık alacağını 2 milyon Euro gibi bir ücretten, 1.1 milyon Euro gibi hatrı sayılır şekilde düşürmeyi becerdiler. Keşke bu güzide kulübümüz Olimpiyatlar’a milli jimnastikçiler göndererek halkımızın gönlünde taht kurmayı da gelecekteki planları arasına almış olsaydı. Yine de bu kulubün Süper Lig’e bir renk katmasını çok heyecanla bekliyor olacağız.Kolej takımı ruhu bizim gönüllerimizde şampiyon olacak olan takımdır.Metin-Ali-Feyyaz güzellemesine her zamandan daha çok ihtiyacı var bu ülke futbolunun.Lütfen birileriniz ruh çağırmayı biliyorsa yardımcı olur musunuz?

